Powered By Blogger

11 Nisan 2016 Pazartesi

Gelişemememiz konusunda bakış açım :)


 
Merhaba Okurlarım ,Bugün birazcık üzücü biraz da polyanacılık yanlarımla aile,eğitim ve gelişebilme alanlarımızı incelemek istedim varsa yanlış izlemim ya da eksiğim bilgilendirebilirseniz sevinirim umarım keyifli olur :)
 





                                                                                                                                                                                                             








İlk olarak şunu belirtmek isterim ,Elalem ne der düşüncesi ile her aile her insan mutlaka hayatında     
bu şekilde bir karar almıştır.İnsanın hayatını öyle bir kısıtlıyor ki senin fikirlerin aslına birinin gözüne girme çabası içerisinde oluşuyor ki bu doğal ama bir yerde gelişme açısından da insanı şekillendirmeye başlıyorsa doğal olduğunu düşünmüyorum ki bu konuda da ailelerimiz bir güzel rol almaktadırlar canlarım ya kızacaklar ama gerçek acıdır :)
 Öncellikli olarak Türk olmanın gurur verici tarafları olsa da kötü yanları da var elbet de ne istersen iste her şeyi yapamazsın mesela bazen aileler tıpkı bir kapı gibidir tek farkı ise kitli odalarda yaşadığımız özgür zannettiğimiz hayat her birey her çocuk orada kendi hayallerine bir çoğu orada huzur bularak son verebilir. Sözüm ailelere değil Kısıtlı da olsa bir Türk olarak her ne kadar kısıtlı da yaşasak arkamızı dayayabileceğimiz bir ailemiz var bu konuda en şanslısı bizim Türk milleti.
Korumacı yapısı ile örnek olarak Annem (canımdır) anneme Blog açtım yazılarım az biraz özgürlüğe kavuştu desem bakarsın ekmek kapısı çıkar desem :D sen otur dersini çalış aman haa der  :)
Ki çok şükür faydası olduğunu biliyor benim için :)
 
Çok şükür ki annem var olmayanlardan af diliyorum şimdiden üzüntü verdiysem,

Ailesi bile olmasa aile kurmayı çevresiyle de edinebilir bir Türk asla yalnız değildir bazıları öyle zanneder ama seni düşünebilen farkında olmadan bir çok insan çıkabilir karşımıza .

O kadar bilinmeziz ki bizi çözebildiğini zanneden bir çok düşünce içimizde ırkçılık yaşatmaya çalışsa da bizim milletimizin ruhu dost.

Sevmeyi öyle bir öğrenmişiz ki sanki insanlar ne kadar kötü bile olsa kırgında olsa bizim millet öyle bir millet ki tedavisini affetmek bilmiş .

Belki de benim düşüncem sadece polyanacılık tarzı bir şey ama insan da başka türlü yaşayamaz ki şu hayat da yıllarca gurbet de yaşamış biri olarak memleketime hasret büyümüşüm elbet istemeyerek geldim ama tatillerde Türkiye diye can atanda bendim adapte olma konusunda aşırı derecede korkularım olmuş olabilir fakat buraya gelmek yaşadığım en güzel şeymiş. Ne pahasına olursa olsun burasının havası bile her hastalığı tedavi eder.

Bayan polyana olarak amacım sadece Türkiye de yaşayan her insanı az birazcık incelemek .

Bu iş biraz beni aşmış olabilir ama insanları da az biraz yargılamayı da seviyor olabilirim neyse konumuza dönecek olursak Türk demeyi bırakıp Türkiyeliler diyebiliriz şimdilik .

Türkiyeliler bu aralar biraz fazla sosyal medyada takılır oldular sanırım biraz zor gelebilir bu alışkanlığı değiştirmek en ufağından bir kafe de neden oturur insan sohbet muhabbet gelsin kahveler iyi de sohbet kısmı nerede bu işin şimdi kimse konuşmuyor dertleşmiyor dertleşmeyi unutuyor çünkü video izleyip gülmek daha kolayımıza kaçıyor olabilir oysa bu bizi iyileştirmiyor en saçma videoları bile ezberler olduk evet komik işimize de geliyor ama insanlar daha şüpheci olmadı mı birbirine . Konuşmak artık kimsenin işine gelmiyor . Öyle bir alıştık ki sosyal medyaya bizim milletimiz şişmanlayamazken yani hala adetlerinden vaz geçmedikleri için e sanki bir şekilde hareket alanımız kısıtlaması gerekiyor bizden daha şişman olan 7 katımızı yiyen milletler varken eksik kalırsak başka milletlerden hiç olur mu olmaz bulurlar işte avucumuzun içinde kısıtlayacak bir alanı . Psikologlar da kazansın değil mi insanlar çok konuşup dertleşiyor ama dertleşmeyi unutup böyle dostluklar kurmamalılar kurarlarsa psikologlar nasıl kazansın canım lafım onların mesleğine tabi ki saygısızlıklar değil e sende oku okulunu sende yap demi neyin tribindesin .

Ben seviyorum milletimi arkadaş durup durup buna isyan edenimiz de çok çünkü fakındalar olayın kandırdığınız kadar kanmayanımızı ne yapacaksınız.

Çok zor seneleri oldu herkesin hala aynı korkuları var gözlerinden aileden aileye geçen.

Bu yüzden belki de her sistemi bu kadar çok sorgulayan bir milletimiz var korkularla beslendiler her insanın her fikrine hak vermek lazım ne kadar menfaatleri konuşsa da bu zaten olması gereken bir şey. Aslında her ülkenin bir sıkıntısı var her ülkenin bir eksiği de menfaatine göre de yönetilir her şey. Kimse kimseyle keyfinden ilgilenmez öyle değil mi.

Belki de bilgim yetersiz kuru ve sade çünkü hiçbir şey bilmiyorum eğrisiyle doğrusuyla . Eminim herkes öyledir eksik hissediyoruz geçmişimizden mahrum bırakılmışız ya da anlayamadığımız öğrenemediğimiz bir çok yer olmuştur. 

Bazen çok merak etsem de geçmişteki ben nasıl olurdu yine hayalleriyle kendi halinde mi olurdu yada icraat da mı olurdu .

Şu an o kadar eksik hissediyorum ki bu dili bile yarım öğrendim, her dil sanki yarım kalmış gibi ,bazen kendimi ifade edemediğim için üzülüyorum fakat daha çok zamana ihtiyacım var bir polyana olarak sanırım üzülmeye hakkım yok en son Türkiyeliler nasıl iyi anlatamam diye hevesli hevesli anlatıyordum.

 

Her gün dünden daha farklı zannederken aslında her gün le dün arasında pek fark kalmadı sayılır hayatımız ya çok monoton ya da çok renkli belki biz Türkiyeliler değişikliğe pek alışık değilizdir rahatlığımız bozulmasın diye pek riske giren insanlarda değiliz çok geneleme yapmamak lazım bazen de aşırıya kaçabiliyoruz değişiklik arayışına girdiğimizde. Neyse ki bizim milletimizin hayatı iş güç ya da okulda ibaret zannederiz ama bizim millet iş güç okul dışında her şeyi yapabilecek kapasiteye de sahip hat da bir izin verseler hobilerimiz işimiz de olacak tabi buna her aile izin verse insanlarımız hobileri üzerinde neler geliştirip ne kadar ilerleyebilir, hiçbir aile o riske girmez tabi genelde tıp oku doktor ol memur ol devlete daya sırtını kebap anlayışımız hat safa da .

Son zamanlarda eğitim konusunda gördüğüm fakültede çeşitli görüşler duyuyorum hocalarımdan yakın çevrelerimden hepsi de okul ve eğitim sistemin sıkıntılarıyla ilgili özelikle şu görüşe katılıyorum bizi bilgisiz bırakmanın tek yola yaşa öğren cahilliğin tecrübeli insan olup özendirilmesi, araştırmıyoruz yaşayıp öğreneceğimizi düşünüyoruz. Türk halkına karşı en ufak bir fikirde saçmalama deyip geçiştirmeyi düşünüyoruz artık ne kadar zeki olduğumuzu düşünüyorsak astronot olmak vs. saçmalık bizce . Kendi ilgi alanlarımızla ilgili hayatımızda çoğunlukla yola koyulmamıza izin verilmez. Oysa o kadar zeki bir milletiz ki bir yazardan duymuştum ayran ile dönerin son lokma ve son yudumlarını hesaplayıp bitirebiliyoruz . Hayat da zevk almayı en fakirinden tutunda zenginine kadar bilir bizim millet de . En çok merak ettiğim konu bu insanlar trigonometri görürken lise de çoğu kendi alanını okuduğun da görmüyor bile ve soruyor kendine boşuna mı kastım, çoğu başarısızların asıl hikayesi bu eğitim sisteminin bence en büyük yanlışlardan biri Türkiye de okul ev dershane üçgeni içinde asker gibi yetişmeleri tamam lafım yok disiplin gerekli fakat maalesef ben Almanya da böyle bir sistemden bir haberdim serbesti bir kere giyim, açığından tut kapalılara kadar ayrımcılık yoktu ha kendi milletleri ırkçıydı o ayrı konu ve sürekli bir kursa yollanırdım piyano sorsanız buradaki notalar faklı bilmem ciddi anlamda da zorlandığımı hiç hatırlamam arkadaş evde çalışma sadece sürekli ödev verilirdi öğrenci çalışmaz zaten ödevi yapar ondan not alırdı sınavın ne kadar etkilediğini hiç hatırlamam ödevleri yapmayan da yoktu öyle alışmıştık çünkü kimse birbirinden sabahın köründe gelip geçirmezdi mesela sistem oturmuş bir şekilde . Buraya bir geldim SBS sınavı vardı o zaman tabi ben ne test bilirim ne sınav sürekli bir deneme sınavı nasıl beceriyorsam sondan onuncu falan olurdum ama hala benim için bir hedef yok okul kazanmak içinmiş sonradan öğrendim, hat da sınava son bir ay kala çaktım davayı test sayısı verilirdi ödev gibi ama ödev değil anlamadım ödev olsa kontrol edilip not verilirdi benim bildiğim ama bakan yoktu herkes yaptım der geçerdi ya da yumurta kapıya dayanınca falan hallederdi . Hala da basmıyor kafam tek bir sınava bağlı olmanın istediğin yeri seçebilmek için o da ne kadar puansa ona gidebiliyorsun istediğin bir şey olana kadar sınava girenler var ömürden ömür giderken aslında yanlış bizim içimizde .Geliştiğimiz halde bizi bir yerde durdurabilen bir şey var, ya da zekiyiz ama sınırımız kısıtlı .
Diyelim ve bugünlük bitirelim tekrardan iyi günler diliyorum :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder