Bugün de size doğup büydüğüm yer hakkında biraz bahsetmek istiyorum ,öyle bir yaşadığım yerin ismini yazıp fotoğraflara tıkladım küçük bir yer ama her fotoğrafta sanki bir anımı buldum unuttmuş olduğum şeyler canlandı sanki gözümde.
Yaşadığım yerin adı Monheim am Rhein dı. Köy gibiydi bana göre çünkü herkez birbirini tanırdı.
Akrabalardan tutun da insanlarına köşedeki en ufak market sahiplerine kadar tanırdık şu an çoğu yer el değiştirmiş olabilir. Üç te biri zaten türktü . Bizim evin altında dönerci ve pizzacı var dı o zamanlar döner 2 euroydu du hatırladığım kadarıyla ve türk komşularım la gece lere kadar dışarda oynardık çocukluğumu aslında almanya gibi bir yerde tam türk olarak doya doya yaşamışım, şimdi ki nesillere geleceklere üzülüyorum açıkçası daha bir tehlike kat sayısı artığından türkiye de bile doya doya yaşayamıyor çocuklar çocukluğunu doğal olarak da paylaşım ve iletişim konusun da biraz daha zor oluyor eğitime atılmaları.
Neyse konumuz neler yapıyorduk orda hayat nasıl dı ve biz çocukluğumuz da hangi çerez tarzı şeyler ile içli dışlı idik . Valla oyunlarımız yine aynıydı onun dışında put put oynardık o da tabiki abilerimizden bize geçen bir oyun du biri topa vururdu sonra herkes saklanırdı bir kişi topu alıp yerine geri geri koymaya giderdi o sırada saklanırdık birini bulmaya çalışırken put put diye bağrırdı bulduğunda ya da biri çıkıp topa vurursa tekrar gidip gelmek zorunda kalırdı.
İkincisi olarak buzlu dondurma olarak adlandırdığımız şey yazın en çok sevdiğimiz şey di 50 cente alırdık ve cola gibi çeşitli içeceklerin dondurulmuş haliydi biz de kazıyarak kaşıkla yerdik .
Pizza ve döner tabi ki en sevdiğiimiz şey di :) annelerimiz ne kadar çok kızsa da biz gene de onun için direnirdik.
Şimdi şu erişteler var ya kuru 3 dakkikaya falan pişen makarna gibi onları kırıp kuru kuru yerdik adı da bizim için çincmakarnasıydı .
Haaa bir de laterne denen şeyden yapılırdı her sene de bir helloween de herhangi bir şeye benzeyen hayvan veya meyve de olabilir sınıfının sembölü olan ışıklı bir şey yapıyorsun okul da kağıtla kartonla falan sonra çubuklu ışığına takıp akşam sınıfınla tören gibi bununla geziyorsun laterne laterne diye şarkı sölüyorsun dönüşte de onunla şeker topluyorsun ama ne yorulurdum onunla ya.
( Laterne diye adlandırdırdıkları)
Daha çok şeyleri vardı böyle bizim törenlerimiz vatan millet vs. belli bir amacı var da bu kısmı pek anlamamıştım almanyada doğal olarak küçüksün sonuçta .Noel mesela tam tamına 24 gün sürer beklemesi 4 gözle bir kutuları hediyelikleri olur Aralık ayın birinden 24üne kadar kutular her tarih için numaralandırılmış ve içinde çeşitli çukulatalar olur. O günün tarihi neyse o günün kutusu açılır ayın 24 ünde de Noel (İsa nın doğumu kutlanır ) yani yılbaşı pek bir alakası yok hediyeler ağıcın altına bırakılır ve bildiğiniz üzere ayın 24ünde de çam ağacın altında olur o.
Paskalya bayramı diye bir de bayram var o da ayrı bir garip yumurta boyuyorlar desenli falan, yumurtanın içini boşaltıp boyuyorsun ve tavşana benzeyen çukalatalar olur o dönem .
Tatilleri de yazın 6 haftadır yaz tatili yani baya bir yaymışlar aslında her mevsim 2 hafta tatil olur eylül ayı sonbahar tatili olur 2 hafta sonrasında da noel de olur iki hafta
ve bahar tatili paskalya bayramının tatili işte o da aynı şekilde iki hafta bence bizim tatilimiz çok iyi 3 ay doya doya bir gerçek anlamda okul hayatına ara vermiş oluyorsun tabi sizin fikriniz nasıl bilemem .
Bugünde böyle olsun şimdilik bu kadar iyi günler diliyorum :)





Hiç yorum yok:
Yorum Gönder